Taksirle Yaralama Suçu

Bir kişi taksirle yaralayan kişi Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesine göre cezalandırılacaktır. Taksir; “, , dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik ya da düzene, emir ve talimata uyuşmazlıktan doğan kusurlu olma durumu” anlamlarına gelir. Taksirle yaralama suçu çoğu zaman trafik kazaları sonucunda meydana gelmektedir.

Bu suçların ceza değişiklik göstermektedir. Zira taksirle yaralama soncunda bazı durumlar meydana gelmişse ( kemik kırılması, yüzde sabit, yaşamın tehlikeye girmesi ,konuşmada zorluk vb.) suçun cezası artacaktır. Bazı suçlar ise bilinçli taksirle işlenmektedir.

Bilinçli taksir durumunda kişi meydana gelebilecek tehlikeleri önceden öngörmesine rağmen ustalığına yada yeteneğine güvenerek hareket etmekte ve bu suçu işlemektedir. Bilinçli taksirle işlenen suçlarda genel olarak şikâyet aranmaz.

Taksirle Yaralama Suçu Avukatı

Taksirle yaralama suçunda iyi bir ceza avukatından yardım alınması adaletin yerini bulmasına katkı sağlayacaktır. Zira avukatın ceza yargılamasında çok büyük bir rolü vardır. Bu davalar genel olarak Asliye Ceza Mahkemelerinde görülmektedir. Fakat olayın özelliğine ve büyüklüğüne göre Ağır Ceza Mahkemesinde de görülebilmektedir.

Bu davalar bazen uzun sürebilmektedir. Zira yaralama sonucunda adli tıp kurumundan rapor alınması gerekebilmektedir. Adli tıptan raporların dönmesi çok fazla zaman aldığı için bu ceza davaları da uzun sürmektedir

Ceza davasında avukatlık ücretleri değişkendir. Taraflar baro tarifesinin üzerine istedikleri miktara anlaşma yapabilirler. Suçun ağırlığı, avukatın tecrübesi, iş sahibinin sosyal ekonomik durumu ceza davasında avukatlık ücretini belirleyen başlıca unsurlardır.

Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası

Taksirle yaralama suçu ve cezası TCK 89. madde de düzenlenmiştir. Bu maddede bu suçun hangi hallerde işlenmiş sayılacağı ve ne kadar ceza verileceği hususu yer almaktadır.

TCK Madde 89 – (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Vücudunda kemik kırılmasına,

c) Konuşmasında sürekli zorluğa,

d) Yüzünde sabit ize,

e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.

(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(5) (Değişik fıkra: 06.12.2006 – 5560 S.K./5. md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.

  1. Efe