Avukat Dinç Can Kaptan'ın BBC gazetesi Bilişim Suçları Dijital Şiddet üzerine son röportajını okumak için lütfen tıklayın.  Cumhuriyet Gazetesi'nde de yayınlanan bu röportajı Cumhuriyet Gazetesi üzerinden okumak için ise lütfen burayı tıklayın.

Ceza Hukuk Hizmetleri Ceza Avukatı Ankara Hukuk Bürosu

BAROLARIN CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (CMK) HÜKÜMLERİNE GÖRE MÜDAFİ TAYİNİ YÜKÜMLÜLÜĞÜ
CMK hizmeti olarak adlandırılan müdafi tayini hizmeti Ceza Muhakemeleri Kanununa 1992 yılında yapılan değişiklikle getirilmiştir. Getirilen bu yeni düzenlemenin temelinde insan hakları ihlallerini önlemek ve adil yargılamayı gerçekleştirmek için bir disiplin oluşturmak yükümlülüğü vardır ve bunun güvencesi devlet tarafından sağlanmaktadır. Bu yükümlülük, TBB ve barolar aracılığı ile yerine getirilmektedir. Müdafi tayini hizmetinin en kaliteli biçimde verilmesi için gereken sistemin kurulması ve bu sistemin çalışma ilkelerini saptamak da TBB ve baroların tartışmasız yükümlülüğüdür.

CMK madde 138 hükmünde;

Yakalanan kişi veya sanık müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse talebi halinde baro tarafından kendisine bir müdafi tayin edilir. Yakalanan kişi veya sanık on sekiz yaşını bitirmemiş yahut sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malul olur ve bir müdafi’de bulunmazsa talebi aranmaksızın kendisine müdafi tayin edilir.

CMK madde 140 hükmünde;

Müdafi, soruşturmanın veya yargılamanın yapıldığı yer barosunca tayin edilir.

CMK madde 146 hükmünde ;

Baro tarafından tayin edilen müdafie, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak bu tarifenin hazırlanış yöntemine göre tespit edilecek ücret ödenir. İleride yargılama giderleri ile mahkum olan sanıklardan müdafie ödenen ücreti ödeyebilecek durumda olanlara Türkiye Barolar Birliğinin rücu hakkı vardır.

Denmektedir.

Yasal düzenleme gereği pek çok baronun CMK UYGULAMA MERKEZİ (ya da SERVİSİ)bulunmaktadır. Bu servisler avukat tayinini ve ücret ödemelerini düzenlemekte, atanan avukatın yaşadığı sorunlara çözüm bulmaktadır. Bu uygulamalarının etkinliği ile doğru orantılı olarak, kolluk kuvvetleri ve adli makamların yıllarca “değişmez, değiştirilemez” denilen eksik ve yanlış uygulamaları değişmektedirler. Bu konuda atılmış en önemli adımlar, kolluk aşamasında küçüğe ifade aldırmamak, yaşı büyüklere susma hakkını kullandırmak ve DGM alanına giren suçları ve bu suçların üzerine atıldığı kişilere yapılan işlemleri denetleyerek, bu kişilere ait evrakları avukatların okuyabilmesi, evraklardan örnek alabilmesi ve DGM Savcılığında ifade aşamasına katılmaları olmuştur.

1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre kurulan baroların yasayla yüklendikleri “zorunlu müdafi ataması” görevi hayatın olağan akışı ve bölgelerin farklı özellikleri nedeniyle uygulamada yeknesaklığın sağlanamadığı ancak en iyi şekilde verilmeye çalışılan bir hizmettir. Müdafi tayini ile ilgili sıkça sorulan soruların yanıtlarını ve uygulamaya dair esasları aşağıda bulabilirsiniz.

UYGULAMA

KİMLER CMK HİZMETİNDEN YARARLANABİLİR ?
Yakalanan kişi veya sanık soruşturmanın her hal ve derecesinde bir veya birden fazla müdafiinin hukuki yardımdan yararlanabilir.

Yakalanan kişi ve sanık müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde, eğer yakalanan kişi veya sanık 18 yaşını bitirmemiş ise veya sağır veya dilsiz veya kendisinin savunamayacak kadar malül olursa, istemine bakılmaksızın, kendisine, baro tarafından bir müdafii tayin edilir.

CMK HİZMETİ İÇİN BAROLARA YA DA TAYİN EDİLEN MÜDAFİYE ÜCRET ÖDENECEK MİDİR ?
CMUK uyarınca, yakalanan kişi ve sanığa tayin edilecek müdafii için, ilgili hiçbir bedel ödemeyecektir.
Ancak ” ileride yargılama giderleri ile mahkum olan sanıklardan müdafie ödenen ücreti ödeyebilecek durumda olanlara Barolar Birliğinin rücu hakkı vardır.” (CMUK 146. md)

CMK KAPSAMINDA YAKALANAN KİŞİ VEYA SANIĞIN HAKLARI NELERDİR ?

Yakalanan kişi veya sanık soruşturmanın her hal ve derecesinde bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir. Zabıta amir ve memurları tarafından yapılacak ifade alma işlemlerinde, ancak bir müdafii hazır bulunabilir. Cumhuriyet savcılığı işlemlerinde bu sayı üç müdafii geçemez. Kanuni temsilci varsa o da yakalanan veya sanığa bir müdafi seçebilir.
Polis ve jandarmada yapılan soruşturma da dahil olmak üzere, soruşturmanın her evresinde müdafiin yakalanan kişi veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.

Sorgunun değil soruşturmanın bölünmezliği ilkesi söz konusu olduğu için, müdafiin yakalanan kişi veya sanık yararına, zabıtada ( polis, jandarma) ve cumhuriyet savcılıklarındaki “ifade alma” sırasında sorulan sorulara müdahale etmek, bazı soruların sorulmasına engel olmak veya bazı soruların yanıtlanmasına karşı çıkmak gibi yetkileri vardır.

Yakalanan kişi veya sanık öncelikle kendisine yöneltilen suçun ne olduğunu bilme hakkı vardır.
Yakalanan kişi veya sanığa görevlilerce ” müdafi tayin hakkının bulunduğu, müdafi tayin edebilecek durumda değilse baro tarafından tayin edilecek bir müdafi talep edebileceği ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği” bildirilir.

Yakalanan kişi veya sanığa ” yakınlarından istediğine yakalandığını duyurabileceği” söylenir.
Yakalanan kişi veya sanığın ifade ve sorgusunda, yani zabıta ( polis, jandarma) veya cumhuriyet savcılıklarında ve yargıç sorgulamasında açıklamada bulunmama; SUSMA HAKKI vardır. Kişi bu aşamalarda eğer isterse konuşmayabilir.

Yakalanan kişi veya sanığın ifade alma ve sorgu aşamalarında ” şüpheden kurtulması için ” lehine olan hususlar ile somut delillerin toplanmasını isteme hakkı vardır.

Yakalanan veya sanığın beyanının özgür ifadesine dayanmasını engelleyecek nitelikte, her türlü kötü davranma işkence, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, bedensel cebir ve şiddete bulunma, bazı araçlar uygulama, yasalara aykırı çıkar vaat etme gibi müdahaleler yasaktır. Bu yöntemlerle elde edilen ifadeler rızaya dayansa bile delil olarak değerlendirilemez.

Yakalanan kişi veya sanığın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duymayacağı bir ortamda, vekaletname dahi aranmaksızın görüşme hakkı vardır. Yakalanan kişi veya sanığın müdafii ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz. Duruşma sırasında sanığın eşinin müşavir sıfatıyla bulunmasına izin verilir, dilerse dinlenir

(MÜDAFİ TAYİNİ) AVUKAT ATAMASI NASIL YAPILMAKTADIR?

CMUK servisi olan barolarımızda karakollardan, savcılıktan ya da mahkemelerden talep geldiğinde CMUK servisinde kayıtlı avukatlardan günlük nöbet listesinde bulunan avukatlar telefonla aranarak görevlendirilmektedir.
” Çoğu baromuzda CMUK sisteminde çalışmak isteyen avukatlar gönüllü listesi oluşturularak belirlenmektedir. Ancak bazı illerimizde barolarımız mevcudunun az olması sebebiyle tüm meslektaşlarımız zorunlu müdafi olarak görev almak zorunda kalmaktadır.
” Gönüllü listesi sistemi uygulayan illerimizde bir CMUK Uygulama Servisi ya da merkezi olduğu için, avukat talep eden yer (kolluk, savcılık, mahkeme vs.) bu merkezin telefonunu aramakta, dolayısıyla sadece bu işi yapan kişilerle karşılaştığı için zorluk yaşamamaktadır.

ATANAN AVUKAT HANGİ İŞLEMLERİ YAPMAKTADIR?

Kolluk aşamasında, ilgili birimde yaşı küçük yakalanana, YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA VE İFADE ALMA YÖNETMELİĞİ madde 18/b gereğince ifade aldırmamakta, sadece kimlik tespiti yaptırmaktadır. Yaşı büyük yakalananlara da yasal haklarını (CMUK 135, 135/a ) hatırlatmakta, susma hakkını kullanmak istiyorsa kişiye yardımcı olmaktadır. Ayrıca yakalananla baş başa görüşürken hem olay hakkındaki bilgileri almakta hem de 135/a gereğince sorular sormakta, yakalananın zor görüp görmediğini öğrenmekte, yakalanana gereken tüm hukuki yardımları yapmaktadır. Kollukta zor gören kişi için kimlik tespiti/ ifade zaptına şerh düşmekte, sonra savcılıkta bu konuda beyanda bulunmakta, ayrıca kişiye adli yardım gereğince bir avukat atanmasını sağlamak için servise bilgi vermektedir. Zira bu durumda yakalanan mağdur olmaktadır.

Kolluk aşamasından sonra savcılığa sevk edilen yakalanana bu aşamada da yardımcı olmaktadır. Savcılık ifadesine katılan avukat, ifadesi sırasında yakalanana hukuki yardımda bulunmakta, yakalanan kollukta işkence görmüşse, ifade zaptına bu durumu yazdırmakta ya da şerh düşmektedir. Bu aşamada, yakalananın varsa olayla ilgili delillerinin toplanmasını savcılıktan talep etmektedir.

Yakalanan sulh ceza hakimine sevk edildiyse bu aşamada da yakalananın yanında olmaktadır. Yine sorgu ifadesine katılmakta, varsa işkence ile ilgili beyanda bulunmakta, varsa toplanmasını istediği delilleri yine bu aşamada da bildirmekte ve diğer tüm hukuki yardımları yapmaktadır. Yakalanan tutuklandıysa tutuklamaya derhal itiraz etmektedir. Tüm bunların yanında elbette yakalanana yardımcı olmakta, delilleri karartmamak, olayı saptırmamak şartıyla gerekli hukuki yardımda bulunmaktadır. Yakalanana olaya aykırı ifade verdirmek ya da yakalananı bu yönde yönlendirmek, açıkça görevi kötüye kullanmaktır. Bunun dışında yakalanan ifade verirken kesinlikle ifadesine karışmamalı, yakalanan yerine sorulara cevap vermemeli, sadece suçu ikrara yönelik ya da olayı saptıran sorulara müdahale etmelidir.
Dava aşamasına (bazı barolarda hazırlık aşamasına katılan avukat mahkeme aşamasını da takip etmekte, bazılarında ise ayrı bir avukat atanmaktadır. Bu konuda seçim baroların kararına bırakılmıştır) sanığa gerekli tüm hukuki yardımları yapmakta, itiraz, delilleri toplama gibi hukuki işlemleri tamamlamaktadır. Dava sonuçlandığında kararı temyiz etmektedir.

Atanan avukatın görevi, CMUK 139. madde gereğince, sanık kendisine vekaletli bir avukat atayıncaya kadar devam etmektedir. Bu yasal zorunluluk gereğince, avukat davayı karar kesinleşinceye kadar takip etmek zorundadır. Avukatlık Kanununda yazılı sebepler dışında davadan çekilmek ve/veya işi reddetmek hakkı bulunmamaktadır.