Kamulaştırmasız El Atma Davası Davaları

 

T.C.

YARGITAY

5. HUKUK DAİRESİ

E. 2006/4072

K. 2006/7004

T. 8.6.2006

• DAVA ARKADAŞLIĞI ( Paydaşlar Payları İle Sınırlı Olarak Tek Başlarına Dava Açabileceklerinden Diğer Paydaşların Davaya Dahil Edilmesine Gerek Olmayıp Yargılamaya Devam Edilmesi Gereği – Kamulaştırmasız Elatma )

• KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA ( Paydaşlar Payları İle Sınırlı Olarak Tek Başlarına Dava Açabileceklerinden Diğer Paydaşların Davaya Dahil Edilmesine Gerek Olmayıp Yargılamaya Devam Edilmesi Gereği )

• PAYDAŞIN PAYI İLE SINIRLI DAVA HAKKI ( Tek Başlarına Dava Açabileceklerinden Diğer Paydaşların Davaya Dahil Edilmesine Gerek Olmayıp Yargılamaya Devam Edilmesi Gereği – Kamulaştırmasız Elatma )

• PAYLI MÜLKİYET ( Paydaşlar Payları İle Sınırlı Olarak Tek Başlarına Dava Açabileceklerinden Diğer Paydaşların Davaya Dahil Edilmesine Gerek Olmayıp Yargılamaya Devam Edilmesi Gereği – Kamulaştırmasız Elatma )

ÖZET : Kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkin davada, davacı taşınmazda paydaştır.
Türk Medeni Kanunu’nun 688 ve devamı maddeleri uyarınca, paydaşlar payları ile sınırlı olarak tek başlarına dava açabileceklerinden diğer paydaşların davaya dahil edilmesine gerek olmayıp yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmelidir.
DAVA : Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda:
Davanın reddine dair verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, müşterek mülkiyete konu dava konusu taşınmazda paydaş olan davacı tarafın verilen kesin süre içerisinde diğer paydaşları davaya dahil etmediği veya muvafakatlerini almadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; davacı taraf dava konusu taşınmazda 80/480 pay sahibidir. TMK’nın 688 vd. maddeleri uyarınca paydaşlar payları ile sınırlı olarak tek başlarına dava açabilirler. Bu nedenle yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, paydaş olan davacı tarafın, verilen kesin süre içerisinde diğer paydaşları davaya dahil etmediği veya muvafakatlerini almadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK’nın 428. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ), peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 08.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

ve el atmanın önlenmesi davası açabilirler

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 1993/5-42

K. 1993/144

T. 7.4.1993

• ELATMANIN ÖNLENMESİ ( Müşterek mülkiyetli taşınmaz )

• MÜŞTEREK MÜLKİYETLİ TAŞINMAZ ( Elatmanın önlenmesi )

• TAZMİNAT DAVASI ( Müşterek mülkiyetli taşınmaz )

• MÜŞTEREK MÜLKİYETLİ TAŞINMAZ ( Tazminat davası )

ÖZET : Müşterek mülkiyet üzere bulunan taşınmazlarda paydaşlardan herbiri diğer paydaşlardan bağımsız olarak bu yere el atan üçüncü şahıs ayeyhine taşınmazın tamamı üzerinden elatmanın önlenmesi davası açabilir.
Bu müşterek menfaatin haklı saydığı, bir paydaşın diğer paydaşları yasal temsil hakkından kaynaklanmaktadır.
Somut olayda da daha sonra tazminata dönüştürülmüş olsa dahi bu durum mevcuttur.
DAVA VE KARAR : Taraflar arasındaki “tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Suluova Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 19.11.1991 gün ve 194-467 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 28.5.1992 gün ve 7250-14464 sayılı ilamı:
( … Dava kamulaştırmasız el atılan yerin bedelinin alınması istemine ilişkindir. Bu nev’i davalarda her paydaş yalnız başına dava açıp müdahalenin önlenmesini veya taşınmaz malın bedelini isteyebileceği düşünülmeden diğer paydaşların davaya katılmadıklarından reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir… ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, tapuya dayalı el atmanın önlenmesi isteği ile açılmış, daha sonra tazminata dönüştürülmüştür. Öncelikle belirtmek gerekir ki, çekişmeli taşınmaz müşterek mülkiyet üzeredir ve davalı, taşınmazın tamamına el atmaktadır.
Müşterek mülkiyet üzere bulunan taşınmazlarda paydaşlardan herbiri diğer paydaşlardan bağımsız olarak bu yere el atan üçüncü şahıs aleyhine taşınmazın tamamı üzerinde el atmanın önlenmesi davacı açabilir. Bu müşterek menfaatin haklı saydığı, bir paydaşın diğer paydaşları yasal temsil hakkından kaynaklanmaktadır.
Somut olayda da istek daha sonra tazminata dönüştürülmüş olsa dahi bu durum mevcuttur .O itibarla, davanın esasının görülmesi gereğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi doığru değildir. O halde, Usul ve Yasa’ya aykırı bulunan direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı ( BOZULMASINA ) oybirliği ile karar verildi.