Avukat Dinç Can Kaptan'ın BBC gazetesi Bilişim Suçları Dijital Şiddet üzerine son röportajını okumak için lütfen tıklayın.

İşe İade Davasında Süre İspat Yükü Cevap

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2009/6435
K. 2009/32023
T. 16.11.2009
• İŞE İADE DAVASI ( İş Sözleşmesinin Önel Verilerek Feshi Halinde Dava Açma Süresi Önelin Sona Ereceği Tarihte Değil İşverenin Fesih Bildirimini Tebliğ Ettiği Tarihten Başladığı – Davanın Süresinde Açılıp Açılmadığının Araştırılması Gerektiği )
• DAVA AÇMA SÜRESİ ( İş Sözleşmesinin Önel Verilerek Feshi Halinde Dava Açma Süresi Önelin Sona Ereceği Tarihte Değil İşverenin Fesih Bildirimini Tebliğ Ettiği Tarihten Başladığı )
• İŞ SÖZLEŞMESİNİN ÖNEL VERİLEREK FESHİ ( Dava Açma Süresi Önelin Sona Ereceği Tarihte Değil İşverenin Fesih Bildirimini Tebliğ Ettiği Tarihten Başladığı/Davanın Süresinde Açılıp Açılmadığının Araştırılması Gerektiği – İşe İade Davası )
• FESİH BİLDİRİMİ ( İş Sözleşmesinin Önel Verilerek Feshi Halinde Dava Açma Süresi Önelin Sona Ereceği Tarihte Değil İşverenin Fesih Bildirimini Tebliğ Ettiği Tarihten Başladığı – İşe İade Davası )
4857/m.18, 20, 21
ÖZET : Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir. İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar. Davanın süresinde açılıp açılmadığı bir değerlendirmeye tabi tutularak, süresinde açılmışsa esasa girilmek suretiyle yargılama yapılması gerekir.

DAVA : Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafından, feshin geçerli nedene dayandığı savunularak davanın reddi istenmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.

İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. ( 15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız ).

İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.

Somut uyuşmazlıkta, fesih bildirimi olarak sunulan yazı başlığında tarih 5.9.2008 olup, altındaki tebellüğ imzası yanında 5.8.2008 tarihi yer almaktadır. Bildirimde sözleşmenin 5.9.2008 itibariyle sona erdirildiği ifade edilmiştir. Kıdem ve ihbar tazminatı ödeme tablosu ile kıdem ve ihbar tazminatı ödeme bordrosunda davacının 5.8.2008 tarihiyle imzası bulunmaktadır. Dava 17.9.2008 tarihinde açılmıştır. Mahkemece fesih tarihi 5.9.2008 olarak kabul edilmiştir. Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında davanın süresinde açılıp açılmadığı bir değerlendirmeye tabi tutularak, süresinde açılmışsa esasa girilmek suretiyle yargılama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.