Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesinde düzenlenen banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu , bilişim suçları arasında yer almaktadır. Bu suçun işlenebilmesi için özetle kart sahibinin rızası olmaksızın söz konusu kartın kullanılması veya kullandırılması gerekir. Bu suçun alt sınır üç yıl olduğu için ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün değildir.

Bu suç tipinde kullanılan kart kredi kartı olabileceği gibi atm kartı da olabilir. Bu kart kullanılarak bir yarar sağlanmış olmalıdır. Bu suç genel olarak başkasının kredi kartı bilgilerinin kopyalanması yoluyla işlenmektedir. Özellikle internet ortamında kredi kartı ile yapılan alışveriş sırasında bu bilgiler kopyalanabilmektedir. Bu yüzden insanlar bu tür alışverişler sırasında gerekli güvenlik önlemini almalıdırlar.

Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun yaygınlaşması sonucunda bankalarda güvenlik sistemlerini yenilemek zorunda kalmıştır. Daha güvenli olan ödeme yöntemleri kullanmaya başlamışlardır. Özellikle cep telefonuna gönderilen mesaj ile onaylanan ödeme sistemlerini tercih etmektedirler. Fakat suçlular bu yöntemlere rağmen bu suçu işlemeye devam etmektedirler.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçu

İnsanlar genellikle böyle bir suçun mağduru olduklarını kredi kartı ekstreleri geldiği zaman anlamaktadırlar. Zira haberleri dahi olmadan kredi kartlarından harcama yapılmıştır. Haberleri olmadığı için bankaya itirazda dahi bulunamadıklarından mağdur olmaktadırlar.

Sahte olarak düzenlenmiş kartlarla yapılan işlemlerde bu suçunun tipinin içinde yer almaktadır. Bu tür suçlar özel uzmanlık gerektiren suçlar olduğu için her avukat bu alanı yeterince bilmeyebilir. Bu sebeple bu tür bilişim suçlarında alanında uzman iyi bir bilişim avukatı bulmak faydalı olacaktır.

Kredi Kartı Dolandıcırıcığına Maruz Kalanlar Ne Yapmalı

Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna maruz kalan kişiler bilişim avukatı yardımıyla savcılığa suç duyurusunda bulunmalıdır. Süpheli kişinin daha kolay bulunması için elde bulunan tüm deliller savcılığa verilmelidir. Savcılık gerekli soruşturmayı yaptıktan sonra şüpheliye ulaşırsa kamu davası açacaktır.

Bu davalar asliye ceza mahkemesinde görülmektedir. Suç nerede işlenmişse dava o şehirde açılacaktır. Örneğin suç Ankara’da işlenmişse kişiler farklı şehirde bile olsa dava Ankara asliye ceza mahkemesinde açılacaktır. Bu sebeple bu tür davalarda Ankara’daki bir bilişim suçu avukatından yardım almak daha verimli olacaktır. Bu konuda herhangi bir hukuki yardıma ihtiyacınız olursa bizimle iletişime geçebilirsiniz. Bu konuda uzman kadromuzla size yardımcı olmaya hazırız.

  1. Cem